TÜRK’ E BİRİNCİ ÖĞÜT

 

Şimdi geldin az buçuk aslından imana Türk
Çekmek isterdim seni çoktan beri divana Türk
Sinede mihrab-ı Beytullah’ ı bul, virane Türk
Bî-tekellüf gir harîm-i Hazret-i Yezdan’a Türk
Bastığın yerlerde şan ver cinsine, vicdana Türk

Dizginin canbaz elinde olmasın bak dikkat et
Çektiğin âlâm-ı istibdadı vird-i ibret et
Davran artık, nefsini öğrenmeye son gayret et
Kalbini aşk-ı vatanla mabed-i milliyyet et
Ateş-i hicranla ver su hançer-i giryâna Türk

Arş-ı âlâya asıldı huccet-i milliyyetin
Kendi nefsinde görülsün halka, hakka hizmetin
Ehl-i zulme kulluk etmekle onulmaz illetin
Madrabaz kumpanyasından farklı kalmaz devletin
Zorla anlat bunları aza-yı Mebusâna Türk

Himmet-i pir-i zamanla tayy-i eb’ad eyledin
Hâk olan ecdadını ihya edüp şad eyledin
Ölmeyen tarihini dünyaya inşâd eyledin
Sâyesinde dipçiğin bir varlık icad eyledin
Dehre eyvallah dedirttin yazdığın fermana Türk

Cevher-i hilkat senin askerliğinle müftedir
Ma’bed-i milliyyetinde oldu mabudun demir
Arş-ı mevcudiyetinde âlem-i imkân nedir
Yaptığın şu inkılâbı ölçemez hikmet, cebir
Gıpta eyler saha-i icadına efsane Türk

Bir belâsın İtilaf’ ın kuvvet-i mağruruna
Bir kırık kağnıyla çıktın fenn-i harbin Tûr’una
Bunca devlet oldu mağlûp akıbet mahsuruna
S..tın amden ilm ü fennin hikmet-i düsturuna
Doğrusu açlık pes etti sendeki idmana Türk

Hikmet-i hilkat seni kılmış temeddünden muaf
Bir beis yok etsen âsâr-ı asırdan inhirâf
Hacc-ı Ekber’ se muradın, kalbini eyle tavaf
Varsa cürmün, bilmemektir kendini, et itiraf
Kendin attın kendini her zillete, hüsrana Türk

İşte Mekke, Müslümanlık inhisâr altındadır
Hacca niyyet eyleyen katl ü hasar altındadır
Bak vatan baştan başa bin iftikâr altındadır
Yuttuğun bir lokma, halv ihtikâr altındadır
Bir nazar kıl bunca yıldır verdiğin kurbana Türk

Bir ceza çektin ki on beş yıl sebepten bî-habîr
Üç buçuk mülhid rezilin keyfine oldun esir
Padişah alçak, kumandan fahişe, hain vezir
Sû-i idrakinle Azrail’i zannetin sefîr
Böyle girdin suretâ âyîne-i devrana Türk

Kendi yurdunda, evinde kaç asır kaldın garib
Başına oldu musallat bin heyûlâ-yı acîb
Medrese, tekke, mekâtib, hepsi de millet firîb
Aldığın kâfi sana Gazi-i Ekber’ den nasib
Katma esrar-ı Hüda’ ya bir zaman bîgâne Türk

Sıdk ile askerliğin kâfi rızaullah için
Üzme artık kendini bir şeyh için, dergâh için
Eğme başın suret-i iblise eyvallah için
Çektiğin çille yekûnen bilki, illallah için
Kanma âyin-i Cem’ e, irşada, bir meydana Türk

Varsa aslı bunların âlemde ....ler beni
Aşikâr etmiş sana eşyayı Hallâk-ı ganî
Beklenen esmâ-i Hak’ dan bil ki mangır madeni
Dervişi bağlar yularsız tekkeye şeyh-i denî
Olma artık bir kenef kandiline pervane Türk

Âl-i Osman’ da Hasan, yahut Hüseyn, yahut Ali
Var mıdır böyle isim bak; bu hakikat pek celî
Hepsi de baştan kıça zulm u tasalluk mahmeli
Tam bin üç yüz yıl bu fitne, oldu halkın engeli!
Sen bıraktın hakkı, taptın zalime, sultana Türk

Kurduğun tâk-ı siyaset âsmâna gıbta-res
Aylı yıldızlı şu bayrak Kehkeşân’ a gıbta-res
Yazdığın ferman-ı milliyyet cihana gıbta-res
Ahd u mîsakındaki kudret zamana gıbta-res
Aferinler içtiğin peymâne-i peymâna Türk

Sulhu imza eyledin mahbûb-i âlemsin bugün
Çınlıyor ufk-ı siyasette kemalâtın bütün
En muazzam inkılâbı sen ki yaptın işte dün
Bir değil bin yâr seven az bile gönlün içün
Top gibi sağlam .... aşk ulu cephana Türk

Aşk ile fasl-ı .... şimdi germiyyet verin
Menzil-i imana şeklen ruh-ı milliyyet verin
Şaha kalkan her .... âbiş-i ziynet verin
Baştan atma yapmayın, bu hizmete kıymet verin
Neslimiz azlaştı, hoş bak, hizmet et nisvâna Türk

Öyle .... ki .... er nişanı kalmasın
Güft ü gûya avretin asla zamanı kalmasın
Başka sevda çekmeye tâb u tüvânı kalmasın
Meclis-i nisvâda erkek imtihanı kalmasın
Sen isim bulmakla meşgul ol doğan oğlana, Türk

Kızları tayin edin resmî umûr-ı devlete
Evlenince aşina olsun merhâm-ı hizmete
Valide vâkıf bulunsun ihtiyaca servete
Başka bir revnak verir hatun kişi cemiyyete
Pişdâr olsun kadın her saha-i imrâna, Türk

Kükremiş bunca .... var ümmet-i merhumede
Eyliyor arz-ı salâbet saha-i ma’lûmede
Anlamam hikmet nedir şu âdet-i meş’ûmede
Mantık olmaz böyle bir hürriyyet-i mahkûmede
Duymamıştır böyle derdi sorsalar Lokman’ a Türk

Her muattal .... kudurmuş pür lehîb-i ihtiras
İhtilâc-ı kahr-ı hasretten diler daim halâs
Bir sefarethâne-i gamdır ki yok bekçi, kavas
Bir cehennemdir ki vuslat yutkunur hicrana has
Bir beladır ki musallat dert ile dermana Türk

Olmalı hatun kişi zor-i .... le zarta-keş
Ufk-ı aşkı yakmalı hicranlı bir kızgın güneş
.... velhâsılı, esmer, beyaz, zenci, habeş
Vardır istiğna eden bir çok eşek, abdal, gebeş
Bunları teşbih eder erbâb-ı dil hayvana, Türk

Düşmesin .... in zebûn mekkârede kuyruk gibi
Şanla sallansın .... top gibi, tomruk gibi
.... yumruk alt .... marpuç,... pulluk gibi
....yer kalmalı virane bir .... gibi
Dikkat et, bak, sıhhatında bu gibi noksana Türk

 

.... haysiyyet temeldir dildeki cemiyyete
Mensec-i vuslat modeldir sanat-ı nesviyyete
Düşmesin Musa gibi ol nesne Tûr-ı şehvete
Bir şereftir bu şerait unsur-ı milliyyete
Karşı durmaktır hüner enfüsteki tufana Türk

Evvelâ lazım çobanlık hikmet-i matlab ile
Sâniyen sanat, ziraat feyz-i rûz u şeb ile
Sonra karnın doydu mu Türkane bir meşreb ile
Balta, tırpan, manda, kağnı, panguduz merkeb ile
Git .... bir dûş-ı istilâ Frengistan’ a Türk

Beyzâ-i ankayı anla boş tavuk kehkehleme
Ehli takdir eylesin, sen kendini pehpehleme
Alt yanından kaydırıp ta mâverâya dehleme
Lâ-yukâlî bir hata-yı hırs ile yestehleme
Sapma şehrâh-ı safadan vadi-i isyana Türk

İ’tilâ-yı mülk için milli .... kartalmalı
Mor .... maplak gibi ta ka’r-ı .... dalmalı
.... zorla her santimde gümrük almalı
Âşıkân sırt üstü saatlerce baygın kalmalı
Böyle gir dinî zaferle ravza-i rıdvâna Türk

Bastığın anda gıcırtı kağnıyı andırmalı
Bâde-i vuslât .... mest edüp kandırmalı
Dehledikçe hırs ile yekdiğerin kızdırmalı
.... safadan bahs açarken .... fındık kırmalı
Böyle yap asma kulak hakkındaki bühtâna Türk

Yasemini sineye tezyîn eder bir çift turunç
Çizmeden versin nişan .... ki yapışsın .... konç
Öyle zannetsin görenler .... bir dökme tunç
İlk nazarda .... gıdıklansın .... kırsın kulunç
Nesl-i âti aşkına .... minnet et canana Türk

Verdim Etlik Bağlarından pendime işte hitâm
İstemez bundan ziyade halka tatvîl-i kelâm
Affedin, yoktur sözümde intizam u insicâm
Serseri bir Neyzen’im, âşıklara ba’de’s-selâm
Yadigâr olsun bu nazmım meclis-i ihvâna Türk

Ankara – Etlik 1923

NEYZEN  TEVFİK


TÜRKE İKİNCİ ÖĞÜT

Gel, günaydın, şimdi bak şu kurduğun âsâra Türk
Başlamıştır ülke isti’dâdını izhâra Türk
Âsmânı yık yığ, istiklâli istikrara Türk
Nanköre açtırma göz, hiç verme yüz ağyâra Türk
Basmasın nâdân ayağı rehgüzâr-ı yâre Türk

Zalimin titrek elinden çektin aldın dizgini
Kükresin nâmerde tarihinde bir kaplan kini
Tuttuğun yol asra ait her teceddüdden yeni
“Müstakim ol Hazret-i Müncî utandırmaz seni”
Aklın erdiyse yeter bir Vâhid ü Kahhar’ a Türk

Kudret-i fıtrıyyeni andıkça ah ettim sana
Gitme maziye dedim, talim-i râh ettim sana
Şapka giydirdimse zannetme külâh ettim sana
Can gözüyle sahne-i dilden nigâh ettim sana
Verme artık gönlünü, dükkân gibi îcâra Türk

Vahdet-i milliyyedir efrâdı ancak kurtaran
Aşk-ı Gazi ateşiyle kaynayan millete kan
“Hâkimiyyet milletindir”, gökte ol sahip-kıran
Zağlasın çarh-ı felek şimşîrini, sen salt kuşan
Bir emirberdir kapından bastığın seyyâre Türk

Gönlünü gark eyle menşûr-ı dehânın rengine,
Bak riyâzî bir nazarla şimdi Türkün cengine
Öyle bir Türkâne meşreple getir ki dengine
Sâz-ı sulhun perde perde nağme kat ahengine
Ey güneşten sıçramış her ferdi ateşpâre Türk

İnkilâbı halk ederken parladıkça mu’cizât
Anlamış sinyaldeki imayı ruh-i hadisât
Bekliyor siması devrânın güneşten iltifat
Hâle-i sulh-ı cihana verdi ay yıldız hayat
Ben de şaştım bu terennümlerdeki esrara Türk

Varsa dostun dipçiğindir, öp de omzunda taşı
Merde hürmet eyle, nâmerdi görünce çat kaşı
Bak nasıl rapt eyledin etrafı, Moskof kardaşı
Bence senden çok küçüktür eski tarihin yaşı
Âsmâna kak temel arz eyle de mimara Türk

Âsmâna kak, temelden maksadım teyyare yap
Cehli kahrettikçe idrakinle fenne, ilme tap
Gitme mazinin karanlık yollarından, garbe sap
Varsa iblisin külâhı, sen atik davran da kap
S....da giydir düşmen-i bîdâd olan eşrâra Türk

Mümkünün tahlili ânde bin tecelliyât olur
Tehlikeyle oynanılmaz akıbet heyhât olur
Himmet-i tarih ile her müddeâ ispat olur
İnkirâzın tahtı kürsî-i ilâhiyyat olur
Bence davetnâmedir bu safsata idbâra Türk

Kalkmadıkça bunlar ev, yer, bağ, çayır yoktur sana
Bunları kaldır, maarifte bayır yoktur sana
Kendi mülkündür vatan, ortak gayır yoktur sana
Yık dedim, yık, kanlı kürsîden hayır yoktur sana
Ba’demâ meydan bırakma bunları tekrara Türk

Kendi mülkünde garibane dilendin din için
Tıpkı beygirler gibi döndürdü şeyh ayin için
Sırtta heybe, cerre çıktın gafleti telkıyn için
Pek fedakârane yandın bir Kureyşî kin için
Çal da söylet bunları sazındaki evtâra Türk

Gönlünü dinî tufeylîden temizle gün gibi
Aşka iman et de durma vuslata küskün gibi
Çektiğin âlâm-ı eyyâmı unutma dün gibi
Aç gözün, çıldırma bir Leylâ için Mecnun gibi
Bir marazdır bu; de geç, âşıktaki efkâra Türk

Bir müzisyen geldi Alman Ştrigler’miş adı
Öyle kudret var ki idrakinde aklım oynadı
Anladıkça gönlünü Türkün muhabbet kaynadı
Garbın asrî bir dimağınca sazın varmış tadı
Kısmet oldu çok şükür dinletmesi bîdâra Türk

Bence ibdâ’ın ocağı gönlünün altındadır
Kesmiyor sanma, kılıç bir köhne eski kındadır
Aşkı tekfîr etme, mesuliyyeti sırtındadır
Bir kulak ver kendine, gönlün bunun farkındadır
Sen neden bîgânesin ruhundaki eş’âra Türk

Söyle aşkın lânesinden kim yadırgattı seni
Hangi alçak aşka düşman etti, aldattı seni
Kendi mümkündür bu ülke, kim tutup attı seni
İtimadın bir kuru iman için sattı seni
Sen ki Cibril’i yaparken orduna mekkâre Türk

Musikîye ârız olmuştur yobazlık bit gibi
Bu akan çirk-i hilâfet sanata kibrit gibi
Saltanat davasına her faslı bir şahit gibi
Toplanıp hep bir ağızdan hırlaşırlar it gibi
Eyle bunlardan şikâyet dâhi-i serdara Türk

Kırk sekiz yıl kişver-i ibdâ’ı sardım, bekledim
Altı bin yıllık birikmiş bir de mazi ekledim
Kurduğum tabya haraba tuttu yüz, mertekledim
Gördüğüm âsâr ile müstakbeli gerçekledim
Sığmaz artık tuttuğun yol vadi-i inkâra Türk

Eşşeğinden patriğin her kim nasip almış ise
Her ne varsa bildiği fensiz: Boş anbar, boş kese
Garbı takdir etmeyen nâdânı sokma meclise
Hakka iman etmemek olmuş seviyye iblis’ e
Bastığın kâfi değil mi bunca yıl mantara Türk

Cevher-i milliyyeni soymuş harami, Kâbe’de
Cehle gömmüş ruhunu, sonra aratmış türbede
Öyle aldatmış ki teslimiyyetin bî-arbede
Sersem etmiş halkı döndürdükçe curnalcı dede
Ehl-i ....’ten hazer kıl, çünkü benzer mâra Türk

Hangi sem’iyyet olursa girme taktırma yular
Goncası milliyetin ağyâr elinde tez solar
Hür yaşa bak yadigârı ceddinin şu ordular
Karşısında İ’tilâf orduları zor durdular
Düşmanı teshîr eden başındaki mehpâre Türk

Dinlemem bir kimseyi, fikrim, kararım kendimin
Âsmânım kendimin, leylim, nehârım kendimin
Medd ü cezrim kendimin, ka’rım, kenarım kendimin
Çember-i devrâna hâkimdir, medârım, kendimin
Sırrımı fâş etmedim bî-intihâ âsâra Türk

Bu eserler inkılâbın ekmeliydi şüphesiz
Türkün istikbali ondan münceliydi şüphesiz
Tuttuğun el-Gazi-i müncî eliydi şüphesiz
Âkil-i ferdâne-bîna meş’âliydi şüphesiz
Secde eyler âsmânlar şemsini ikrara Türk

İstanbul - 1929
NEYZEN TEVFİK

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !